Kullanılmayan Teknoloji “Sesli Komut”

1_ixnxp

“Sesli Komut” teknolojisi dendiğinde aklıma ilk gelen Nokia’nın hükümdarlığını sürdüğü senelerdir. Mobil dünyada neredeyse tekel denebilecek popülerliğe sahip iken sessiz sedasız bir teknoloji sunmuştu kullanıcılara. “Sesli Komut”. Bunu genelde insanlar “Annemi ara”, “Eşimi ara”, “Mehmet Yıldız” vs. örnekleri ile telefona sesli komut şeklinde aramak istediği kişinin telefon defterinde ki verisini söyleyerek yapıyor, hatta ilk komutta tanımıyor, 3 – 5 denemeden sonra istediğini elde ediyordu. Çok büyük bir teknoloji ürünü olarak görülmese de tek tük kullanılıyor yada arkadaş ortamında bu özellik sadece eğlence olarak kalıyordu. Yıllar sonra Apple “Siri” ile yeniden bu teknolojiyi gündeme getirdi. Samsung’ta arkasından ürünlerinde teknolojiyi önplana çıkartma kararı aldı. Fakat her ikisi içinde beklenen oldu ve sesli komut teknolojisi yalnızca eğlence aracı olarak kaldı.

Peki bunun altında ne yatıyor? Teknolojiyi ilk gördüğünde “vay canına” diyen kullanıcı bu özelliği sonrasında neden kullanmıyor, hatta unutuyor. Bunun birinci sebebi olarak insan pskolojisinin etkilerini gösterebiliriz. Toplumlarda, özellikle kalabalık içerisinde cep telefonunuza konuşarak komut vermek genelde komik karşılanır. Çünkü düzgün bir şive ile kelimeleri tek tek dökerek telefona nazik bir şekilde komut vermeniz gerekmektedir. Gündelik hayatında bu kadar kibar konuşma biçimi olmadığı için sırf o an kullanılan eşsiz dil, etraf tarafından komik karşılanacaktır.

Kendinizi bir cafede arkadaşlarınızla otururken düşünün. Masanın üzerinde telefonunuz. Arkadaş muhabbetti içerisinde gündelik jargonlar. Birden telefonu eline alıp gayet nazik bir tonla “Bugün hava kaç derece olacak?” dediğinizi düşünün. Ve üstelik telefonun bunu anlamayıp “tekrar söyle” demesi karşısında daha da nazik bir tonla bunu tekrarladığınızı düşünün. Gülüşmeler başlayacaktır.

İşte bu yüzden “Sesli Komut” teknolojisi gündelik hayatın içerisine yeterince giremiyor. Burada firmalar binbir çeşit kelime algılama, yanılma yöntemleri izleyerek komutları oldukça sadeleştirme yoluna gitseler de sonuç olarak günlük konuşma dilini yakalayabilmiş değiller.

Bunun sonucunda “Sesli Komut” teknolojisi ürünü alan müşterinin ilk denemesi ve gülümsemesi dışında, günlük kullanımı arasına giremiyor. Onun yerine sesle yapabileceği komutları dokunarak yapmayı tercih ediyor. Çünkü dokunarak yapılan hareketlerin, ürünün sahibi için mahremiyet koruma hissi var. Karşısındakiler o an ne ile uğraştığını anlayamıyor.

Tüm bu örneklendirmelerden yola çıkarak özetlemek gerekirse, “Sesli Komut” sistemi,  gelişmiş yapay zekanın son dönemlerine kadar son kullanıcı için sadece bir eğlence olarak kalmaya devam edecektir. Taaki gündelik konuşma dilini ve bir çok söylem tarzını tek bir komut ile eşleştirmeyi başarana kadar.

Saygılarımla,
Murat BİLGEMAN